-
1 abfertigen
abfertigen v/t <-ge-, h> Waren yollamaya hazırlamak, beim Zoll -in (gümrük) işlemini yapmak; Personen an der Grenze (giriş/çıkış) işlemini yapmak -
2 abendfüllend
bütün akşam boyunca süren -
3 Abkürzungen
-
4 schwer
schwer beladen yükü ağır, çok yüklü;schwer beleidigt fena halde gücenmiş;schwer erziehbar eğitimi güç, sorunlu;schwer fallen ağır/zor gelmek (D -e);es schwer haben zorluk(lar) içinde olmak;es fällt ihr schwer zu … … yapmak ona çok ağır/zor geliyor;schwer machen: jemandem etwas schwer machen b-ne bş-de zorluk çıkarmak;jemandem das Leben schwer machen b-ne hayatı zehir etmek;schwer nehmen zor tarafından almak, önemsemek;sich schwer tun mit -de zorlanmak;schwer bewaffnet tepeden tırnağa silahlı;schwer verdaulich sindirimi/hazmı zor, ağır;schwer verletzt ağır yaralı;schwer verständlich zor anlaşılır;100 Gramm schwer sein 100 gram ağırlığında olmak, 100 gram çekmek/gelmek;schwer zu bekommen fam temini güç;schwer zu sagen söylemesi güç;schwer zu verstehen anlaşılması güç;schwere Zeiten sıkıntılı dönem sg;schweren Herzens üzüle üzüle2. adv: schwer arbeiten ağır çalışmak -
5 an
an1. präp (D) zeitlich -de; örtlich -de;an der Grenze sınırda;an der Isar Isar kenarında;an der Wand duvarda;an einem kalten Tag soğuk bir gün(de);an einem Sonntagmorgen bir pazar (günü) sabahında;alles ist an seinem Platz her şey (yerli) yerinde;fig Kopf an Kopf baş başa;er hat so etwas an sich kendine has bir tarafı var;es ist an ihm zu reden söz onda;an seiner Stelle onun yerinde;jemanden an der Hand führen b-ni elinden tutup götürmek;jemanden an der Stimme erkennen b-ni sesinden tanımak;an (und für) sich aslında, haddizatında;an die Tür klopfen kapıya vurmak2. präp (A) -(y)e;an den Rand kenara;ein Brief an mich bana bir mektup3. adv: von … an -den itibaren;von nun an şu andan itibaren;von heute an bugünden itibaren; bundan böyle;das Licht ist an ışık açık;an - aus; açık - kapalı;München an 13.55 Münih’e varış 13.55;an die 100 Dollar yaklaşık 100 dolar;er hatte noch seinen Mantel an paltosu daha sırtındaydı -
6 auf
1. präp (D) üstünde, üzerinde;auf dem Tisch masa(nın) üstünde;auf einer Party bir eğlentide;auf Seite 10 sayfa 10’da2. präp (A) räumlich üstüne, üzerine;auf den Tisch masa(nın) üstüne;auf eine Party gehen bir eğlentiye gitmek;geh auf dein Zimmer! odana çekil!;fig auf Besuch kommen görmeye/ziyarete gelmek;auf Reisen gehen yolculuğa çıkmak;zeitlich auf ein paar Tage birkaç günlüğüne;es geht auf 9 (Uhr) (saat) 9’a geliyor;fam auf eine Tasse Kaffee kahveye, kahve içmeye;auf morgen verschieben yarına ertelemek;fam auf bald! yakında görüşmek üzere!;auf diese Weise böylece;auf Deutsch Almanca (olarak);auf meine Bitte (hin) ricam üzerine;von 80 Tonnen auf 100 erhöhen 80 tondan 100’e çıkarmak;auf die Sekunde genau saniyesi saniyesine (tam/kesin)3. adv: auf und ab gehen bir aşağı bir yukarı dolaşmak;ich war die ganze Nacht auf bütün gece uyumadım;Augen auf! aç gözünü!4. int fam auf (gehts)! haydi! -
7 berechnen
jemandem 100 Mark für etwas berechnen b-ne bş için 100 marklık bir hesap çıkarmak -
8 Blatt
100 Blatt Papier 100 yaprak kağıt; (Zeitung) gazete; dergi;fig kein Blatt vor den Mund nehmen ağzına geleni söylemek;das steht auf einem anderen Blatt o ayrı/başka konu/mesele;fam fig ein unbeschriebenes Blatt sütten çıkma ak kaşık;vom Blatt spielen notadan çalmak (Musikstück);ein gutes Blatt haben (Spielkarten) -in eli iyi olmak;fam fig das Blatt hat sich gewendet iş/durum değişti -
9 Brust
Schwimmen 100 m Brust 100 m kurbağalama;fam einen zur Brust nehmen alkol almak;einem Kind die Brust geben bir çocuğu/bebeği emzirmek -
10 dotieren
eine gut dotierte Stelle kazancı iyi bir kadro;ein mit 100 000 DM dotiertes Turnier 100 000 DM ödüllü bir turnuva -
11 Gramm
-
12 herausgeben
herausgeben <unreg, -ge-, h>2. v/i: können Sie (mir) auf 100 Mark herausgeben? 100 markın üstünü verebilir misiniz? -
13 mit
1. präp (D) ile (birlikte);mit Absicht kasten, kasıtlı olarak;mit Gewalt zorla, zor kullanarak;mit 20 Jahren 20 yaşında(yken);mit 100 Stundenkilometern saatte 100 kilometre ile;was ist mit ihr? (onun) nesi var?;wie stehts mit dir? senin durumun ne?2. adv mit der Grund dafür, dass sebeplerden biri;mit der Beste en iyilerden biri;mit dabei sein katılanların arasında olmak -
14 nachlassen
nachlassen <unreg, -ge-, h>2. v/t: jemandem Euro 100 (vom Preis) nachlassen b-ne (fiyatta) 100 euro indirim yapmak -
15 Sache
Sache f <Sache; Sachen> şey, nesne; (Angelegenheit) iş, konu; (Streitfrage) sorun; (Anliegen) amaç, gaye; JUR dava;bei der Sache bleiben konudan ayrılmamak;für eine gute Sache kämpfen iyi bir amaç için mücadele etmek;seine Sache gut machen işini iyi yapmak;in eigener Sache -in kendisiyle ilgili olarak;das ist seine Sache! bu onun bileceği iş!;zur Sache kommen konuya/sadede gelmek;nicht zur Sache gehören -in konuyla ilgisi olmamak;fam mit 100 Sachen (saatte) 100 kilometreyle -
16 Abnahme
Abnahme <-n> f2) ( Entgegennahme) teslim alma [o alınma]3) ( Anerkennung) kabul;\Abnahme der Güter comm malların teslim alınması;\Abnahme des Werkes jur ( Werkvertrag) işin kabulü4) ( Kauf) alım;bei \Abnahme von 100 Stück 100 tane alındığında;\Abnahme finden wirtsch alıcı bulmak2. f1) ( Verringerung) eksilme, azalma2) ( TÜV) muayene3) ( des Mondes) küçülme -
17 beklauen
-
18 bestehlen
-
19 bewegen
bewegen* [bə've:gən]1. I vt1) ( Arm, Lippen) kımıldatmak, kıpırdatmak, oynatmak; ( in Gang setzen) hareket ettirmek, devindirmek;er konnte den Koffer kaum von der Stelle \bewegen bavulu yerinden güç bela kımıldattı2) ( innerlich) duygulandırmakII vrsich \bewegen1) hareket etmek, kımılda(n) mak kıpırda(n) mak; phys devinmek;es bewegt sich etwas! ( fig) bir şeyler oluyor!die Preise \bewegen sich um die 100 Mark fiyatlar 100 mark düzeyinde dalgalanıyor2. <bewegt, bewog, bewogen> vtjdn zu etw \bewegen birine bir şey yaptırtmak;können Sie ihn dazu \bewegen? onu ona yaptırtabilir misiniz?;was hat dich dazu bewogen? bunu sana ne yaptırdı? -
20 entfallen
- 1
- 2
См. также в других словарях:
100 m — 100 mètres (athlétisme) 100 m … Wikipédia en Français
100 km — 100 kilomètres Le 100 kilomètres est une épreuve classique de course à pied de grand fond. Régulée par l International Association of Ultra Runners, elle peut se disputer sur route ou sur piste[1]. Les spécialistes de cette épreuve d ultrafond… … Wikipédia en Français
100% — (one hundred percent) means mathematically the entirety or all of something.100% may refer to: * 100% (comic book) * 100% (game show) * 100% (Lotta Engberg album) ** 100% (Lotta Engberg Triple Touch song) * 100% (song), a song by Sonic Youth from … Wikipedia
100% — puede referirse a: Cine y televisión El programa televisivo de concursos 100% Fanáticos, transmitido en Perú a través de la señal de CMD. El programa televisivo de lucha 100% Lucha, transmitido por Telefe y Telefe Internacional. Música Álbumes El … Wikipedia Español
100 av. J.-C. — 100 Années : 103 102 101 100 99 98 97 Décennies : 130 120 110 100 90 80 70 Siècles : IIe siècle … Wikipédia en Français
100 — 100,9 FM «100,9 FM» Страна Россия Частота 100,9 FM (Липецк) Зона вещания Липецкий район Липецкой области Дата начала вещания … Википедия
100,9 FM — «100,9 FM» Страна Россия Частота 100,9 FM (Липецк) Зона вещания Липецкий район Липецкой области Дата начала вещания 2008 Владелец «Румедиа» «100,9 FM» («Милиц … Википедия
100 слёз — 100 Tears … Википедия
100 — adj. 1. the Arabic numerals representing the number one hundred; denoting a quantity consisting of one more than ninety nine and one less than one hundred and one; ten times ten Syn: hundred, a hundred, one hundred, c [WordNet 1.5 +PJC] … The Collaborative International Dictionary of English
100 AH — is a year in the Islamic calendar that corresponds to 718 ndash; 719 CE.yearbox width = 500 in?= cp=1st century BH c=1st century AH cf=2nd century AH| yp1=97 AH yp2=98 AH yp3=99 AH year=100 AH ya1=101 AH ya2=102 AH ya3=103 AH dp3=70s AH dp2=80s… … Wikipedia
100.1 FM — is a radio frequency. It may refer to:Current StationsIn Australia * Life FM in Bathurst, New South Wales * Triple H FM in Sydney, New South Wales * Triple J in Bega, New South Wales * Hot 100 FM in Darwin, Northern Territory * ABC Local Radio in … Wikipedia